AMALFi, İtalya’da, Napoli Campainası’nda (Salerno eyaleti), Salerno körfezi kıyısında kasaba; 7 200 nüf.
IX. yüzyıl da amfiteatr şeklinde kurulmuş olan kasabanın yukarısında, norman üslûbundaki büyük katedral yükselir; bronz kapıları 1066′da Bizans’tan getirildi; Giulio di Stefano manastırı (1103).
• Tarih. Amalfİ, VI. yüzyıl da Ostrogotlardan kaçan mülteciler sayesinde canlı bir şehir haline geldi. Bizans’a bağlı olan şehir, Güney İtalya ile Bizans imparatorluğu arasında başlıca alışveriş merkezi oldu. Lombard-lar Amalfi’ye saldırdılarsa da sonuç alamadılar; daha sonra Salerno limanını kurarak karşısına tehlikeli bir rakip çıkarttılar. Püskürtülen Lombardlar, Sicard dukasının kumandasında tekrar geldiler ve şehri yağma ettiler (836). Amalfi intikamını 839′da aldı: Lombardların zayıf düşmesinden ve Bizans’ın uzaklığından faydalanarak bağımsız bir cumhuriyet oldu.
Müslüman Araplara karşı erkenden (IX. yy.) harekete geçti ve Bizans imparatorunun yardımından faydalandı. Fakat deniz ticareti gereklerine uyarak Müslümanlarla «dine aykırı» bir anlaşma yaptıysa da sonunda papanın isteği üzerine bundan vaz geçti. X. yüzyıl da Amaîfi’nin Doğu Akdeniz’deki ticareti çok büyük bir gelişme gösterdi. Şehir önemli bir medeniyet merkezi haline geldi; gemicileri mıknatıslı pusulayı mükemmelleştirdiler. Deniz ticaret hukukuyle ilgili kanunları da sonraları başka milletler tarafından benimsendi; Hospitaliers tarikatı ile Saint-Jean şövalyeleri tarikatını da Amalfililer kurdular. Amalfi en parlak devrine XI. yüzyıl başında ulaştı. Fakat bu yüzyıl ortasında, Normanlara boyun eğmek zorunda kaldı.
Şehir için gerileme devri başladı. Bundan sonra Bizans ve onun Venedikli müttefikleriyle didişmeğe başladı, imtiyazlarını kaybetti. 1131′de Sicilya krallığına katıldı. 1135 ve 1137′de Pisa tarafından tahrip edildi, (L)
AMALE i. (ar. camel, iş’ten ‘amale). Esk. İşçilere, ırgatlara ödenen gündelik ücret, (M)
AMALARA i. (Emblica myrobolan meyvasının sanskritçe adı).
Hindistan’da, eğriçatılı tapınakların (çikhara) çatılarına konulan yastık taşı biçiminde bir süs. (Aynı zamanda yerli kuyumculukta da kullanılır.) [L]
AMÂK i. (ar.
♦ Âmâkat i. Esk. Derinlik, (M)
AMAGAT (Emile Hilaire), fransız fizikçisi (Saint-Satur, Cher 1841-ay.y. 1915).
Lyon bağımsız Fen fakültesinde fizik profesörü (1877), Polytechnique okulunda okutman (1892), İlimler akademisi üyesi (1902). Akışkanlar statiği konusunda önemli çalışmalar yanında (sıvı ve gazların sıkıştırılma ve genleşmeleri, doyuran sıvı ve buharların yoğunluğunun tayini), kuvvetli basınç altındaki ergime sıcaklığının değişimleri üzerine bir inceleme de yaptı, (L)
AMAGASAKİ, Japonya’nın Honshu adasında, Hyogo idari bölümünde (ken), Osaka koyunda bir şehir; 484 000 nüf. Canlı bir sanayi merkezi: makina sanayii, kimyevî ürünler, cam, iplik, (L)
Amadis de Gaula, ispanyolca asıl metni 1508′de Zaragoza’da basılan bir şövalye romanının kahramanı.
Castilla dilindeki metni yayımlayan Garcia Rodriguez (veya Ordonez) de Montalvo’nun, XIII. yüzyıl sonunda yaşamış olan portekizli Vasco de Lobeira’ya maledilen daha eski bir metin üzerinde bazı düzeltmelerden başka bir şey yapmadığı anlaşılıyor. Eseri 1540′ta Fransızcaya çeviren Nicolas d’Herberay des Essarts, Picard lehçesinde yazılmış daha da eski bir metin bulunduğunu ileri sürdü. Bununla birlikte, Amadis hikâyesinin daha XII. yüzyıl da İspanya’da yaygın olduğu söylenebilir; Öte yandan, büyük ölçüde Bretagne grubu romanlarına bağlandığı da bir gerçektir. Zaten kahramanın uyrukluğu açıkça belli değildir. Bazen fransız, bazen de Gali ülkesindenmiş gibi gözükür.
Romanın kronolojisi de daha az karışık değildir. Tek sevgiliye bağlı şövalye ve gezgin şövalyelik Örneği olan Amadis, Fransa’nın efsanevî kralı Perion ile Küçük-Bretagne kralı Garinter’in kızı güzel Elisene’in oğludur. Amadis’in gönlünde yaşattığı kadın da, Danimarka kralının kızı Oriane’dır. Onunla evlenebilmek için zaferden zafere koşar; yiğitliği ve yılmazlığı bütün güçlükleri yener ve sonunda Oriane’la evlenir.
Montalvo, 1510′da romana bir ek yazarak, Amadis’in oğlu Esplandian’ı yarattı. Eserin bütünü Avrupa’nın her yanında büyük ilgi gördü. Fransa’da Henri IV döneminde «la Bible du Roy» (Kralın Kutsal Kitabı) diye anılırdı, (L)
AMADEUS, Avustralya’nın ortalarında (Kuzey kesimi) bir göl: James Ranges ve Petermanu Range denilen dağ sıraları arasında yer alır. (L)
AMADE (Albert d’), fransız generali (Toulouse 1856-Fronsac 1941). özellikle Fas’ta ün kazandı, 1908′de Drude’ün yerine geçerek Kazablanka işgal ordusunun kumandanı oldu.
1913′e kadar Chaouia bölgesindeki (Bk. eas) karışıklıklara son verdi. Birinci Dünya savaşında, yedek tümenlerden kurulu birliğin başında denize ulaşma planını uyguladı, Arras yakınlarında savaşa girdi (1914). 1915′te ingiliz yönetiminde Çanakkale’ye sevk edilen fransız birliklerinin kumandanı oldu ve burada uğranılan başarısızlığı sınırlamağa çalıştı, (L)
Amadas ile Ydoine, fransız macera romanı (aşağı yukarı 8 000 mısra); XII. yüzyıl sonlarında İngiltere’de yazıldı, Picardie’de tekrar gözden geçirildi. Aşk acısıyle çıldıran kahraman teması ilk defa bu romanda işlendi. (L)
AMÂ i. (ar. camâ). Esk. Körlük: Feleğin uyûn-i bihisâbına amâ mı târi oldu (Abdül-hak Hâmid). || Mec. Manevî körlük, bilmezlik, cahillik.
— Fels. Amâ-yı idrak. Esk. Felsefede lâedri, agnosia. Yeni. Bilinemeyen. Bk. agnostisizm.
— Tıp. Amâ-yı cibilli. Esk. Doğuştan körlük, // Amâ-yı elvan, renk körlüğü.
♦ Amî sıf. Kör. // Mec. Cahil, (M)
AMÂ sıf. (ar.
— Huk. Âmâlar, imzaları usulüne uygun şekilde tasdik edilmedikçe, yahut imza ettikleri zaman muamelenin metnini bildikleri sabit olmadıkça, böyle bir belge ile borçlandırılmazlar. (Borçlar kn. md. 14).
♦ Âmâlık i. Körlük, (M)
Alzheimer hastalığı, daha çok kırk ve altmış yaşları arasında görülen ve beslenme yetersizliğinden ileri gelen akıl hastalığı.
Adını, tanımını yapan psikiatri uzmanı Alois Alzheİmer’den (Marktbreit 1864- Breslau 1917) alır. Hızla gelişan tam ve derin bir zihin bozukluğuyle ortaya çıkar: özellikle başlangıçta, yön bulma ve hafıza bozukluğu daha ağır basar. Hastalık anatomi yönünden incelendiği zaman, yaygın bir beyin körelmesi görülür. Körelmeyle birlikte ortaya çıkan dokusal lezyonların bu hastalıkla ilgisi bulunup bulunmadığı hâlâ tartışma konusudur, (L)
ALZATE (Antonio de), meksikalı bilgin ve din adamı (Ozumba 1738-?, 1799). Tabiat ilimleri üzerindeki çalışmaları dolayısıyle Paris İlimler akademisi muhabir üyeliğine seçildi, (L)
ALZAS-LOREN. Bk. alsacelorraine.
ALYTES i. (yun. alytos, çözülemeyen). Avrupa’nın ebe kurbağa (Alytes obstetricans) tipinin cins ismi. (Kuyruksuz ikiyaşayışlılar altsınıfından tekerdilli kurbağagilleri.)
— Ansİkl. Boyu 5 sm. den küçük bir hayvan olan alytes özellikle çoğalma tarzı ile dikkati çeker. Erkek, dişiyi yumurtlamağa kışkırtır ve ona yardımcı olur; yumurta dizilerini ayaklarına sarar ve açılmalarına kadar bunları muhafaza eder. Nemli kalmalarını sağlamak için yumurtaları zaman zaman ıslatır, (L)
ALYPİUS, yunanlı müzik nazariyecisi (M. S. 360 yıllarında yaşadı). Eski yunan müziğinde kullanılan makam ve gamlar üzerine yazdığı eser ve diğer incelemeleri, Mark Meibomius (1630-1711) tarafından, Antiguae Mıtsical Auctores Septem (1652) adiyle yayımlandı, (L)
Alyscamps. Bk. elysoei campi.
ALYOS veya ALİOS i. (fr. alios), Pedoloji. Toprak tabakası içinde, özellikle Land’ın podzol toprakları arasında yapışık kum tanelerinin meydana getirdiği seviye.
— ansİkl. Alyos, toprak tabakaları içinde demir oksiti ve hümüs kolitleri ile birbirine yapışmış kumlardan meydana gelme katı bir birikme seviyesidir. B seviyesinin, üst seviyenin yıkanan hümüs ve demiri ile zenginleşmesi sonucunda oluşur. Alyos’a kabuk görünüşünü veren demir oksiti, alttaki bir kuyu yatağından yukarıya doğru bir göçme sonucunda da meydana gelebilir, (L)
AMALTEİ, Friuli asıllı bir italyan ailesinin adı. XV. ve XVI. yüzyıl da birçok şair ve bir hekim yetiştirdi, (L)
AMALRİCUS I (1135-1174), Kudüs kralı’ (1163-1174), Anjou kontu ve Kudüs kralı Fulk V ile Kudüs kraliçesi Melisinda’nın ikinci oğlu.
Kardeşi Baudoin III’ün yerine geçti. Halep ve Şam atabeyi Nureddin’e karşı yılmadan savaştı ve Mısır’a müdahale etti (1167). ilk evliliğinden sonra, imparator Manuil I’in torunu Maria Komnena’yı aldı, böylece Bizans’la olan ilişkilerini kuvvetlendirdi ve imparatorla Türklere karşı bir antlaşma imzaladı, (L)
AMALRiCUS II, Kıbrıs ve Kudüs kralı (1197-1205) [1144'e doğr.-Akra 1205].
Enerjik ve becerikli bir yöneticiydi. Kıbrıs beyliği, kardeşi Gui’den miras kaldı (1194); krallık tacını giydi, Conrad de Montferrat ve Henri de Champagne II’nin dul karısı isabella I ile evlenerek Kudüs tahtını da elde etti. Beyrut’u Müslümanlardan geri aldı, Mısır’ın eyyubî sultanı El-Malik el-Âdil ile yapılmış mütarekeyi yeniledi. Ölümünde, Kudüs tahtı, Conrad’la isabella’nm kızları Marie de Montferrat’ya, Kıbrıs tahtı ise ilk karısı Isabella d’lbelin’den olan oğlu Hugues I’e kaldı, (L)
AMALİKA (Amalık, Amalek, İmlik de denir), Sina yarımadasının Medyan, Mısır, Kızıldeniz ve Juda ile sınırlanmış bölgesinde yaşamış göçebe ve yarı efsanevî bir kabile.
Bunlar, Mısır’dan göç etmiş olan israillileri devamlı baskınlarla rahatsız ettiklerinden, düşmanlık sembolü olarak gösterilir. Bu yüzden Juda kavmi, Amalikalılara soydan düşmanlık beslediler. M.ö. 1000 Yıllarında kral Saul devrinde, bu kavme karşı seferler düzenlendi. Kral Davud (M.ö. 1000′den sonra) zamanında da savaşlar devam etti. Ancak kral Hiskia (M.ö. 700) onları yok etmeği başardı. Arap tarihçilerinden Temim, Cedis, Tasm, Amerikalıları, Âd ve Semud gibi Birinci devir arapları, yani Arab-ı Baide (soyu tükenmiş) sınıfına koyarlar. İncil’de de bu kabile hakkında bilgi vardır.
♦ Amalikî sıf. Amalika kavmine mensup olan. (M)
Amalienborg, Kopenhag’da, kralın oturduğu rokoko üslûbunda saray, (L)
AMALİAS, Yunanistan’da, Mora’nın kuzeybatısında (Elide nomos’u) şehir; 15 200 nüf. (L)
AMALGAM i. (lat. amalgama’dan fr. amal-game). Kim. Civa ile bir başka metalin alaşımı. |[ Mec. Ayrı cinsten unsurların karışımı.
-Ansİkl. Dişçilik. Amalgam, diş hekimliğinde civa ve bakır veya civa, gümüş ve kalay bileşiği halinde dolgu maddesi olarak kullanılır. Eskiden üçlü bileşiğin içinde yüzde 5 altın karıştırılarak dörtlü bileşiği kullanılırdı. Altın amalgamı yaldızcılıkta, bismutunki sırcılıkta ve kalayınki de aynacılıkta kullanılır, (M)
AMALES, Got’ların en soylu ailesinin adı; Büyük Theodorich de bu ailedendi, (L)
AMALAT i. Fas’ta idari bölüm; bir amel tarafından yönetilir, (L)
AMALASONTE, Büyük Theodorich’in kızı ve Athalarich’in annesi; Athalarich’in küçüklüğü sırasında onun yerine naiplik etti (526 534). Romalı Cassiodorus’u başbakanlığa getirdi, sanat ve edebiyatı korudu. Kocası ve kuzeni Theodahad tarafından tahttan indirildi ve 535′te Bolsena’da boğduruldu. (L)
AMALAKİUS (Metz 770′c doğr.-ay.y. 850′e doğr.), Trier piskoposu (811) ve dini tören uzmanı. 813′te İstanbul’da büyükelçi; Aachen konsülünce (816-817) kabul edilen kilise kurallarının başlıca hazırlayıcısı, (L)
AMALARİCH, İspanya ve Septimania Vizigotlarının kralı (507-531).
Clovis’in kızı Clotilde ile evlendi ve ona zorla aryus dinini kabul ettirmek istedi. Clotilde, kardeşi Childebert’İ yardıma çağırdı. Amalarich Narbonne’da yenildi ve Barcelona’da öldürüldü, (L)
AMAL, isveç’te (Alvsborg), Vanern gölü kıyısında şehir; 9 300 nüf. Eski Dalsland eyaletinin merkezi: Makina yapım atelyeleri. Elektrik fabrikaları, (L)
A’MAL i. (ar. <-amel, işten acmâl). Esk. işler, işlemler: A’mâl-i süfliyede kullanılan Anadolu ve Rumeli ahalisi bile… (Ahmed Midhat).
— Çeş . dey. Esk. A’mâl-i erbaa, matematikteki dört işlem: A’mâl-i erbaayı öğretmek maarif programının ilk hedefidir (Atatürk). || A’mâl-i rüsul, havarilerin hareketleri. // A’mâl-i sâliha, ahirette rahata ermek, sevap kazanmak için yapılan hayırlı işler. || Defter-i a’mâl. Bk. defter. // Kâtib-i a’mâl. Bk. kâtip. || Taksim-i a’mâl, İş bölümü: Avrupa medeniyetinin temeli taksim-i a’mâldir (Z. GÖkalp). [M]
ÂMÂL çoğl. i. (ar. emel, istek’ten âmâl). Esk. İstekler: Amalinize hizmet, ef’alinize iştirak ediyorum (Abdülhak Hâmid). || ümitler: Benim bütün âmâlim sendedir, avalimin vahdaniyeti (P. Safa), [M]
AMAKUSA TOKİSADA, Shimabara yarımadasındaki hıristiyan âsilerin başı; Japonya’nın Hizen eyaletinden geldi; 1638′de, Arima şatosunun zaptı sırasında öldürüldü. (L)
AMAKUSA, Japonya’da, Doğu Çin denizinde, Kiusiu adasının batısına düşen adalar grubu: 260 850 nüf. (L)
AMAKSA. Esk. coğ. Anadolu’da Bithynia bölgesinde bir yer. (M)